Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
96 / Hazret-i Osman Kıbrıs'ın fethinden sonra Rodos adası da fetholun- muştu. Fakat müslümanların bu sıralarda en parlak de niz muzafferiyyetleri Hicretin 31. senesinde Bizans do nanmasına karşı vukû bulan deniz muharebesidir. Rİ- vâyete göre düşman donanması beşyüz parçadan mü teşekkildi. İmparatorun Suriye sahillerine gönderdiği bu donanma, karşısında İslâm donanmasını görmüş, iki taraf arasında son derece şiddetli bir muharebe olmuş; düşman donanması âdetâ imhâ edilmişti. Bu deniz zaferini müteâkib İslâm donanması san cağını muzafferâne dalgalandırmış, müslümanlar defa larca Malta, Girid adalarına çıkmışlar, Rodos adasını işgal etmişlerdi. Muâviye Anadolu sâhillerine kadar ge milerini gönderdikten başka İstanbul sularında da san cağını göstermişdi. Müslümanlar karada ve her yerde zafer kazandıkları gibi denizleri de teshîr etmiş bulunu yordu. Hicretin 30. senesinde Basra vâlisi Abdullah bin Âmir, Saîd bin Âs ile ayrı yollardan Horasan va Tabe- ristan’a hareket etmişlerdi. Saîd bin Âs, Cürcân, Hora san ve Taberİstan’ı fethe muvaffak olmuştu. Abdullah bin Âmir ise Kâbil, Sicistan, Nişâbur, Nesît, Şibzdirâh, İsferayn, Ergıyan’t fethetmiş, Abdullah bin Hâzım’ı Se- rahs’a göndermiş, kendisi Maverâ’ün-nehr’e hareket et mişti. Hazret-i Osman devrinde Kıbrıs, Trablus, Taberis- tan fetholunduktan başka diğer ülkeler de fetholunmuş- du. Hicretin 31. senesinde, Hudeyb bin Müslime el-Fih- rî, Ermenistan’ı fethetmiş, Hicretin otuzikinci senesinde Muâviye gemilerini İstanbul’a kadar göndermişti. Abdul-

