Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
--------------------- :-------------------------------------- Sure-i Fefh'in Nüzûlü / 69 ündeki, Kayserlere, Kisrâlara, Yemen ve Habeş melik lerine bir süferâ heyeti ve dâıyetle ve sâtıyetle mektûb- lar göndererek İslâm Devleti’nin mevcûdiyyetini bildir miştir. Sultan.uTEnbiyâ -sallallahu aleyhi ve sellem- Haz retleri Hudeybiye sulhünün bahşettiği siyâsî nüfûzu ile cihanşümul olan müslümanlığa âlî gayesiyle mütenâsib bir veçhe vermişdir. Hudeybiye sulhünün muhassenâtından şunu da vâ- zıhan göstermelidir ki, Hudeybiye suthünden Mekke'nin Fethi’ne kadar geçen bir sene zarfında İslâm câmiasına girenlerin sayısı, Bi’set-i Muhammediyye’den sulh günü ne kadar geçen takriben yirmi seneye yakın bir zaman zarfında müslüman olanlardan çok fazla idi. Feth-i Mek ke ve Huneyn zaferinden sonra ise müslümanların sayı sı tahdid edilemeyecek dereceyi bulmuşdur. Vedâ Haccı’nda Resûi-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- ile hacc edenlerin sayısı yüzyirmi bin kadar ol duğu tarihde bildirildiğine göre, İslâm nûrunun sür’at-i intişârının ne derece olduğu mukayese edilebilir. Bundan sonra Sûre-i Fetih’de Bey’at-i Rıdvan hak kında şöyle buyurulmuştur: ^P^j3jI jji 411 X aUI üj*jLj Lj| dljjAJİL /jjJJl ol jilf Lj ^jl ¿/ _5 < l ■ > Uaİ ly>4 ÇjLi İJJl Üi “Herhalde sana bey’at edenler muhakkak Al-

