Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
30 / Hazret-i Osman lerinin de harcanmasını istemiyordu. Çünki yakînen bi liyordu ki, bugün İslâm İle mücadele halinde bulunan Kureyş müşrikleri başta olmak üzere bütün arap kavim- leri az zamanda nâil-i hidayet olarak bu suretle nûr-ı İs lâm, âfâk-ı âleme intişâr edecektir. Bütün bu hakîkî sebeblerden dolayı harbe taraftar olmayan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Haz ret-i Osman’ın şehâdeti haberini duyunca kendi dâmâ- dına karşı irtikâb edilen bu cinâyeti müslümanlara kar şı bir hakaret ve alenî bir harb sebebi addederek: - "Artık şimdi bu adamlarla vuruşmadıkça Hudeybi- ye’den ayrılmayız."diye muharebeye karar vermişdi. Bey’atü’r-Rıdvân ve Hz. Osman Bey’at-i Rıdvan, bir ağacın altında icrâ edilmiştir. "Semüre” denilen ağaç, muğaylan cinsinden bir bâdiye ağacı diye tarif edilmiştir. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bu ağacın altında oturup ashab-ı kirâmı dâvet etti. Ağacın dallarından birisi Re sûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in sırtının üze rine geliyordu. Abdullah ibn-i Mugaffel -radıyallahu anh-“Ben Re sûl-i Ekrem’in başı ucunda duruyor ve koruyordum, o dalı kaldırıyordum’’ demişdir. Ashab-ı Kirâm, Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in önünde ölmek ve asla firâr etmemek üzere bey'at etmişlerdi.

