Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
166 / Hazret-î Osman - “Cennette yıldırım, şimşek olur mu?" (üye sordu lar. Buyurdular ki: - “Osman bin Affân bir köşkten diğerine giderken yüzünün nuru Cennette şimşek gibi çakar. ” Hazret-i Osman -radıyallahu anh- uzun gecelerde ibâdet edip Kur’an-ı Kerîm okumaktan geri kalmazdı. Mübârek yanını yere koymaz, mübârek gözü ağlamak tan hiç kurumazdı. 21. Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazret-i Âişe-i Sıddıkâ -radıyallahu anhâ-’nın evinde idi. Hazret-i Osman -radıyallahu anh- dört deve yükü buğdayı Fahr-i Kâinât Hazretlerine hediye gönderdi. Hizmetçileri geri gelince: - Efendim gönderdiğiniz buğdayları Fahr-i Kainât Hazretleri muhâcirîne verdiler, dediler. Hazret-i Osman, dört deve yükü buğday daha gön derdi. Rasûl-i Ekrem Hazretleri bunları da Ensâr’a ver diler. Hazret-i Osman dört deve yükü buğday daha gön derdi. Rasûl-i Ekrem bunu da hanımları arasında pay edip, evlerine gönderdi. Sonra hizmetçilere: - Efendinize ne kadar buğday gelmişti? diye sordular. Hizmetçiler oniki yük buğday gelmişti, dediler. Ser- ver-i âlem, Hazret-i Osman’ın evine hiç bırakmadan bü tün buğdayları kendisine gönderdiğini anladı. Mübârek ellerini kaldırıp:

