Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
156 / Hazret-i Osman gelir: Biliniz ki, Osman bin Affân üzerine sürülmüş her kese emir ve pâdişâhtır, der. Sonra Hak Teâlâ ile senin aranda perde kalkar, Sana tecellî eder. Hak Teâlâ sa na: - “Yâ Osman! seni şehîd edenler hakkında ne dü şünüyorsun?" buyurur. Sen de: “Yâ Habbi! Eğer sen onları muâheze edersen, ben de muâheze ederim. Eğer sen afv edersen, ben de afv ederim"dersin buyur du. & 2. Câbir -radıyallahu anh- anlatıyor: Biz muhâcir- lerden bir cemâat Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’in huzûrundaydık. Aramızda Ebû Bekir, Ömer, Os man, Ali, Talha, Zübeyr, Abdurrahman bin Avf, Sa’d bin Ebî Vakkas -radıyallahu anhüm-’de vardı. Habîb-i Ek rem; - “Herkes dostunun, sevdiğinin yanına varsın!" bu yurdular. Herkes sevdiğinin yanına gitti. Rasûl-i Ekrem de Hazret-i Osman’ı yanına aldı. - “Sen dünyâda ve âhıretde benim dostumsun" bu yurdu. 3. Ebû Ümâmeti’l-Bâhilî -radıyallahu anh- rivâye- tiyle Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: - “Bir kişinin şefâatıyle, Rebîa ve Mudar kabileleri sayısınca ümmetim Cennete girer" buyurmuştur. Bü-

