Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
--------------------- ;------------------------------- Hz. Osman'ın Şehâdeti / 119 ri haber-i meş’ûmunu alınca oğulları Hazret-i Haşan ve Hüseyin -râdıyallahu anhüma-’yı gönderdi. “Osman’ın kapısında durunuz,kimseyi içeri girmek üzere bırakma yınız” diye tenbîh buyurdu. Zübeyr, Talha ve ashab-ı kirâmdan bazıları oğulla rını onların yanına gönderdiler. Cümlesi Haşan ve Hü seyin -radıyallahu anhüma- ile berâber kılınclarını çekip Hazret-İ Osman’ın kapısında onu muhafaza için durdu lar. Her kim içeri girecek olsa mâni olurlardı. Fakat ar bedenin bertaraf olması için Mervan’ın verilmesini de ri ca ederlerdi. Lâkin Mervan karışıklıktan istifade ile ka çıp gözden kaybolmuştu. Mekke’den avdet eyleyen hüccacdan Muğıre bin Ahnes bir cemaat ile seğirdip bu esnâda Medine’ye ye tişti. Âsîlerle cenge girişti. Lâkin maktul oldu. Ebû Hüreyre gelip türlü nasihatlerle âsîleri iknâya çalışdı: “Ey Kavml Ben sizi necâta dâvet ediyorum, siz beni cehenneme dâvet ediyorsunuz” dedi. Lâkin bir fay dası olmadı. Bir aralık Abdullah bin Selâm âsîlerin yanına varıp “Ey Kavml İçinizde Cenâb-ı Hakk’ın kılıncını sıyırmayı nız. Eğer sıyırırsanız, sonra kınına koyamazsınız. Ya zık size ki, sultanınız size kamçı ile kaim oluyor, eğer onu katlederseniz ondan sonra ancak seyf ile kaim olu nur. Yazık size ki, Medine’niz metâf-ı melâikedir. Eğer onu katlederseniz onlar Medine’nizi terkeder. Her ne zaman bir peygamber katlolunduysa yetmiş bin ve bir halife katlolunduysa otuzbeş bin adam katlolunagelmiş- dir” deyince: “Behey yahudizâde bize nasihat edecek sen mi kaldın-“ diyerek onu takdir ettiler.

