Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 / Hazret-i Ömer _________________________________________ Münevvere'de Minber üzerinde hutbe okurken Cenâb-ı Hakk ordunun hâlini ona keşf ettirdi. Esnây-ı hutbede: - 'Yâ Sâriye! el-cebel, el-cebel!" diye nida etti ki, "Ey Sâriye! Dağa, Dağa!" demektir. Onun sesini Sâriye -radıyallahu anh- ve rüfekâsı işitip arka taraflarındaki dağa istinâd etmişler ve düşman yalnız bir yüzden ge lerek bozulmuş ve ehl-i İslâm, gâlib ve muzaffer olmuş tur. Hz. Ömer -radıyallahu anh-’in 'Yâ Sâriye! el-cebel, el-cebel!" demesi üzerine cemâatin teaccübünü mu’cib olmakla ashâb-ı kirâm’dan bazıları Ali (kerremellâhu vechehû) Hazretlerine gelip: - “Emîrü’l-mü’minîn’İn hutbe esnâsında, münâse- betsiz olarak; “Yâ Sâriye! el-cebel, el-cebel!” demesi ne ola?” dediklerinde Hz. Ali -radıyallahu anh-: - “Emîru’l-mü’minîn mânâsız söz söylemez. Bir as lı olmak gerektir. Bugünü bekleyiniz, bakalım ne zuhûr eyler.” demişti. Sâriye -radıyalllahu anh- tarafından fetih-nâme ile gelen müjdeciden istîzâh olundukta; o gün meydân-ı harbde iken Hz. Ömer -radıyallahu anh- in sesini işittik lerini ve geri çekilerek dağa istinâd ettiklerini ve bu veç hile muzaffer olduklarını beyân etmiştir. Hz. Ömer’in Fetihlerine Genel Bir Bakış Hz. Ömer -radıyallahu anh-’in on senelik zamânı

