Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
76 / Hazret-i Ömer “Cenâb-ı Hakk'ın bize ihsân ettiği sıyt ü şöhret müslümanlrğa âittir. Kendi şahsımız için sâdefik kâfîdir.” Hz. Ömer -radıyallahu anh- Kudüs’e girince Mes- cid-i Aksâyı ziyâret ederek secde-i şükrân’a kapandı. Bir gün Hz. Bilâl -radıyaliahu anh-, ordu zâbitlerinin kuş eti, hâlis ekmek yediklerini, askerlerin ise iyi gıdâ alamadıklarından şikâyet etmesi üzerine, Hz. Ömer -ra- dıyallahu anh- hakikati istifsâr ederek, Sûriye’de hayâ tın ucuz olmasına mebnî, Hicaz’da ekmek ve hurma al mak için sarf olunan parayla, Sûriye’de kuş eti ve hâlis ekmek tedâriki mümkün olduğu tesbit edilince, askerle re verilen ganimet hissesinden başka mükâfâtiar i’tâsı- nı da emretmişti. Bir gün Hz. Ömer -radıyallahu anh- bizzât Hz. Bilâl -radıyallahu anh-’in ezân okumasını ve müslümanları namaza dâvet etmesini rica etti. Hz. Bilâl -radıyallahu anh-, Resûl-i Ekrem -sallalla- hu aleyhi ve sellem-'in irtihâlinden sonra ezân okuma maya ahdetmiş olmakla berâber, Emîrü’l-Mü'minîn em rine itâat edeceğini söylemiş ve Ezân-ı Şerif okumuştu. Hz. Bilâl -radıyallahu anh-’in sesi fezâda inlediği zamân, bütün sâmilerin gözlerinin önünde Risâlet Dev ri canlanmış, bir çokları gözyaşlarını zabtedememişler- di. Hz. Muâz bin Cebel -radıyallahu anh- o kadar müte essir olmuştu ki, kendinden geçmiş, Hz. Ömer -radıyal- lahu anh- de bizzat uzun bir istiğrak içinde kalmıştı. Hz. Hâlid -radıyallahu anh-, harekâtına dâir Ma- karr-ı Hükümete mufassal malûmat göndermezdi. Hz.

