Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Fıhıl Vak'ası / 63 lık ederse, cezasını bulur ki, bu cezâsının a’zamîsi elin kesilmesidir. Bizim reisimiz, perde arkasında oturmaz. Kendisini bizim üzerimize fâik tanımaz. Herkesin mâlik olduğu maldan fazlasına mâlik değildir.” dedi. BizanslIlar, bir mevki’ terk ile sulh olmak istedilerse de, Hz. Muâz -radıyallahu anh- reddetti. Bilâhare BizanslIlar başkumandan Hz. Ebû Ubey- de -radıyallahu anh- ile müzâkereye teşebbüs ettiler. Bizans murahhası Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh-’i büyük bir ihtişam içinde göreceğini ümid ettiğinden, onu yere oturmuş, okları muâyene ederken görünce, baş kumandanın kim olduğunu sormak zorunda kalmıştı. Murahhas, bütün müslümanların azm ü celâdetini sî- mâlarından okumuştu. Kendisine başkumandan olarak Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh- gösterilince BizanslI inanmadı ve Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh-’a, “Baş kumandan olup olmadığını” sordu. Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh-: - “Evet başkumandan benim!..” dedi. BizanslI murahhas da: - “Müslümanlar avdet etmeyi kabûl ederlerse adam başına ikişer altun vermeyi va’d eylediklerini” beyân et ti. Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh- reddetti. Ve or duya taaruz emrini verdi:

