Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
52 / Hazref-i Ömer a’zamı ölmüşlerdi. İranlIların zayiatı hesâbsızdı. Müslü- manlar 6.000 şehîd vermişlerdi. Hz. Sa’d bin Ebî Vakkâs -radıyallahu anh- muzaffe- riyet hakkında Hz. Ömer -radıyallahu anh-’e muntazam haber gönderir, Hz. Ömer -radıyallahu anh- de her sa bah Medîne hâricine çıkar, haber getiren adamı karşı lardı. Bir gün yine Hz. Ömer -radıyallahu anh- Medîne hâricine çıkmış bekliyorken bir hecin devenin gelmekte olduğunu görünce ona doğru ilerlemiş, izâhât istemiş, postacı da hecini durdurmadan müslümanların muzaf fer olduğunu söylemeğe başlamış, Hz. Ömer -radıyalla- hu anh- de arkadan yaya koşarak hecîn ile birlikte Me dine’ye girmiş, Medine’ye girince hecin süvârisi herke sin Hz. Ömer -radıyallahu anh-’e hürmet ettiğini görün ce ve herkesin Emîrü’l-Mü’minîn demeğe başladığını işitince korkup titremeğe başlamış, niçin kendisini tanıt madığını korkarak kemâl-i mahcûbiyetle istifsâr eyle mişti. Hz. Ömer -radıyallahu anh- de sözü kesmemesi ni ve tafsilâtı ifâsına devâm etmesini ricâ etmiş ve bu sûretle cemâatle birlikte Hz. Ömer -radıyallahu anh-’in evine kadar gidilmişti. Hz. Ömer -radıyallahu anh- nut kunda: - "Müslümanları Ben sizi kul köle edinen bir hüküm dür değilim. Ben de sizin gibi Allah’ın kuluyum. Aramız daki fark, benim bir de riyaset yükünü taşımış olmaklı- ğımdır. Sizi emn ü itmi’nân içinde yaşatacak surette hiz met edebilirsem ne mutlu... Sizi kapımın önünde beklet mek bir fâciâdır. Ben size akvâl ile değil, ef'âi ile rehber olmak isterim."demişti.

