Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
İrtihali Peygamberi'de / 37 - “Bir hâdise vukû’ buldu! Ensâr, Benî Sâide’nin Sa- kîfesinde toplandılar, yetişiniz de bir harbe müncer ola cak bir iş yapmasınlar!” İşte o zaman Ebû Bekir -radıyallahu anh-’e dedim ki, - “Haydi gidelim!...” Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh-’le Hz. Ömer -radı- yallahu anh-, kendiliklerinden hilâfet münâkaşası aç mamışlar ve Benî Sâide sakîfesine kendi arzûları ile git memişlerdi. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendi- miz’in irtihâl ettiği gün Hz. Ali -radıyallahu anh- evvelce onun ahvâl-i sıhhiyesini iyi görerek kesb-i âfiyet ettiğini, soran ashâbına söylemiş, Hz. Abbâs -radıyallahu anh- da Hz. Ali -radıyallahu anh-’ın elinden tutarak dedi ki: - Yemin ederim ki, üç gün sonra bir köle olacaksın! Görüyorum ki, Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sel- lem-'in son dakikaları yaklaşmıştır. Çünkü tecrübe ile biliyorum ki, Abdülmüttalibzâdelerin ölümleri takarrub edince simâlarında bir tegayyür hâsıl olur. Haydi gide lim de, Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’e kimin halef olacağını kendisinden soralım. Şâyet bizi bu makâma lâyık görürse bize bir vasiyyet yazsın.” Hz. Ali -radıyallahu anh- de: - “Ben kendi nâmıma böyle birşey sormak iste mem!” demişti.

