Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
30 / Hazref-i Ömer nacak, müslümanlar tarafından Kureyş’e ilticâ edenler, Kureyş tarafından geri verilmeyebilecekti. Musâlahanın tesbîtinden önce şartlardan haberdâr olan Hz. Ömer -radıyallahu anh- bilhâssa son madde nin Kureyş lehinde olmasından müteessir olmuş, Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh-’e mürâcaat ederek, “bu şartın niçin kabûl edildiğini" sormuş, Hz. Ebû Bekir -ra- dıyallahu anh-, “Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’in hareketinde bir hikmet bulunduğunu” söylemiş ise de, Hz. Ömer -radıyallahu anh- bu beyânât ile iktifâ etmeyerek, bizzât Hz. Resul -sallallahu alyehi ve sel- lem-'e mürâcaat etmiş ve aralarında şu muhâvere ce- reyân etmişti: Hz. Ömer -radıyallahu anh-: - “Siz Allah’ın Peygamber’! değil misiniz?” Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve seliem-: - "Şübhesiz Peygamber’iyim." - “Müşrikler düşmânımız değil mi?" - “Evet düşmânımızdır!” - “O halde niçin dinimizi tezlîle râzı oluyoruz?" - “Allah’ın Peygamber'!, Allah’ın irâdesine muhâlif birşey yapmaz." Hz. Ömer -radıyallahu anh-’in Resûl-i Ekrem -sal lallahu aleyhi ve sellem-’e tarz-ı hitâbı çok cür'etkârâne idi.

