Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Ömer'in Hicreti / 19 ke’den çıkıp, Medine’ye geldiler. Fakat Ömerü’l-Fârûk - radıyallahu anh- alenî olarak hicret eyledi. Şöyle ki: Kılıcını kuşandı, yayını omuzuna astı. Oklarını eli ne aldı. Ve rüesây-ı Kureyş Kâbe-İ Mükerreme etrâfın- da halka haika olup oturmakta iken Harem-i Şerîfe git ti. Beyt-i Şerîfi yedi defa tavâf etti. İki rekât namaz kıl dı. Sonra: - "Yüzleriniz kara olsun!" diye rüesây-ı Kureyş’e bed-duâ ederek yanlarından geçerken: - “Anasını ağlatmak, evlâdını yetim ve karısını dul bırakmak isteyen kimse, şu vâdinin öte tarafında bana kavuşsun!” dedi. Mekke’den çıktı ve Medîne-i Münevvere’ye hicret etti, arkasına düşen olmadı. Mekke'de müslümanların hayatı taht-ı emniyette olmadığından İslâmiyetin erkân ve ferâizi tayin oluna mamıştı. Zekât, savm, cuma namazı henüz vücûd bul mamıştı. Ezân okunamıyordu. Hıristiyanlar ibâdet vakitlerini çan ile ilan ediyorlar dı. Müslümanlarda namazlarının ilân olunmasını konu şurlarken Hz. Ömer -radıyallahu anh- gelmiş, namaz vaktinin bir müslüman tarafından İlân olunmasını tavsi ye etmiş, Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de bu nokta-i nazarı kabûl ile Hz. Bilâl -radı- yailahu anh-’i müezzinliğe tâyîn etmişti.3 3. Ezan hakkında daha fazla bilgi için bkz. Sahîh-i Buharî Tecrid-i Sarih Tere. 2/550-607. (Naşir)

