Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
----------------------------------------------------- Putperestlikte Mücâdelesi / 99 “Onların suâline cevapta İbrahim -aleyhisselâm- ^11^ (jjikj ijiis' ¿>ı jfAyLuıis iJa ^j^ 4JU0 jj ^ju ^ ct> ^ı ¡¿i ¡¿Sı ı/li ¡^JiJ ıA? ^V^ Öj^ilJ a j jA La CaaaP JJLj jt^JJ ^^ Ij—*>J “Ben Allah’ın kuluyum, sizin gibi âciz bir beşe rim. Sizin îtikâdınıza rağmen en büyük mâbudlarını- za nasıl hakaret edeyim? Belki bu hakareti sizin mâ- budlarınızın en büyüğü ve şu balta omuzunda du ran put işlemiştir. Siz bu sözüme kanâat etmezseniz (eğer putlar söylerse) sorun kendilerini kimin tahrip ettiğini söylesinler. Mâbudun şânı söylemektir.” de mekle kavmini teyakkuza dâvet etti. İbrahim’in şu cevâbını işitince kendi vicdanlarına müracaatla düşündüler ve: -Siz ibâdeti lâyıkın gayrına yapmakla ancak zâ limsiniz! Zîra İbrahim’in dediği doğrudur, mâbud olan muktedir olmak lâzımdır, diyerek, mezhepleri nin bâtıl olduğunu îtlraf ettiler ve bu sözü birbirleri ne söylemekten çekinmediler. Kendi elleri ile yap tıkları cemâdât parçasına ibâdetin doğru olmadığı nı ikrâra mecbur oldular. Fakat bundan sonra gay ret-! câhiliyelerinin tahrikiyle eski hallerine döndü ler, hakkı kabul ederek İbrâhim -aleyhisselâm-’a tâbî olmayı nefislerine ağır gördüler ve: - Ey İbrâhim! Sen bilirsin ki şu putlar cemâdât kabîlindendirler, söylemezler. Zîra onlarda konuş-

