Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
------------------------------------------------- Hazret-i İbrahim ve Babası / 69 yaşlı olduğu halde benim kocamdir, muhakkak şu söylediğiniz söz elbette bir acîb şeydir ki âdetin hi lafıdır” dedi.”45 45.Hûd Sûresi/71-72 46. Hûd Sûresi / 73 Fahr-i Râzî ve Beyzâvî’nin beyânları veçhile bu muhâvere esnasında İbrâhim -aleyhisselâm- 120 ya şında Sâre de 99 yaşında idiler. Hulâsat’ül-Beyarida Sûre-i İbrâhim tefsirinde İbrâ him -aleyhisselâm-'ın oğlu İsmâil -aleyhisselâm- dünyâ ya geldiğinde 99 yaşında ve İshak -aleyhisselâm- dün yâya geldiğinde 112 yaşında olduğu mervîdir. Sâre, ke mâl-! hacâlet ve teaccübünden nâşî: - Nasıl olur ki benim gibi çocuktan kalmış bir kadın çocuk doğurabilir? Halbuki kocam da ihtiyarlık yaşındadır. Şu halde bu söylemiş olduğunuz şey gâyet gariptir, dedi. ’ ^ a^ 5 ¿ıı ^ dJi ;i ¿^ ¿^î ı^ “Melekler: - Yâ Sâre! Sen Allah’ın emrinden taaccüp mü edersin? Allah’ın rahmet ve bereketi sizin üzeriniz- dedir. Ey ehl-i beyt-i nübüvvet! Allah teâlânın ef’âli, memdûh ve cümlenin mahmûdudur. Allah teâlâ ulu ve şeref sâhibidir. Binâenaleyh itaat ve inkıyaı eden kullarını arzularına îsal eder, dediler.”46

