Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hazret-i İbrahim'in Dîni / 31 tiva eder ve âlemlere hidâyet olup Mekke şehrinde kurulan Beyttir. Zîra O Beytte Vahdâniyet’e delâlet eden açık ve zâhir âyetler ve makâm-ı İbrâhim var dır. Eğer bir kimse o Beyte giderse kati ve soygun culuk gibi şeylerden emin olur. Cümle-İ alâmetlerin den birisi de İbrâhim -aleyhisselâm-’ın o beyti binâ ederken ayağını bastığı makâmı olduğu gibi o Bey te dâhil olan kimsenin de dünyâ âfetlerinin birço ğundan emin olması ve ihlâs üzere o Beyti ziyâret edenlerin âhiret azabından kurtulmasıdır. Beyt-i şerifi ziyâret için gidip gelecek kadar azı ğa ve binite muktedir olan nâs üzerine Allah teâlâ- nın rızâsı için “Hacc” farz oldu. Eğer bir kimse kud reti olduğu halde hacc etmezse, küfran-ı nîmet ederse zararı kendine âit olur. Zira Allah teâlâ âlem lerden ganîdir, hiç kimsenin haccına ve şâir ibâde tine ihtiyacı yoktur.”19 “Makâm-ı İbrâhim" ile murâd; Beyti binâ ederken duvar yukarı kalkıp boyu ulaşamayacak bir hale geldi ğinde iskele kurmak üzere konulan taşa İbrâhim -aley- hisselâm- ayağını bastığında taşın yumuşayıp ayakları nın taşa batmasıyla husûle gelen eserdir ki, el’an o taş ta mevcutdur. Ebu Zerr -radıyallahu anh-’den rivâyete göre şöyle demiştir: “Bir kere ben: Yâ Rasûlallah! İbâdet için yeryüzün- 19. Âl-i imrân Sûresi / 96-97

