Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
24 / Hazret-i İbrâhim - Benim Rabbim O'dur ki, diriltmeye ve öldürmeğe kâdirdir, dedi. Nemrut İbrâhim -aleyhisselâm-'a ceva ben: - Ben de diriltir ve öldürürüm, dedi. Ki bundan mak sadı, kısasa müstehak olanı öldürmek ve öbürünü de affetmekti. İbrâhim -aleyhisselâm-: - Benim murâdım hakîkî diriltme ve öldürmedir, di yerek bu cihetten ilzama ısrar etmeyip: - Benim Rabbim güneşi maşrıktan getiriyor, haydi sen de kudretin varsa mağribden getir, deyince Nemrut, cevaptan âciz kalıp âleme rüsvay oldu. Bu karşılıklı konuşma İbrâhim -aleyhisselâm- ile Nemrut arasında Hazret-i İbrâhim’in ateşten çıktığı gün olmuştu. Bundan önce İbrâhim -aleyhisselâm- Nemrut ile görüşmemişti. Nemrut’un yanında yenecek şeyler vardı. Nemrut, bunlardan başkalarına verdiği halde İbrâhim -aleyhis- selâm-’a vermedi. İbrâhim -aleyhisselâm- eli boş olarak evine dönüyordu. Yaklaşınca, toprak yığınlarından biri nin yanına giderek heybesinin iki gözünü de toprakla doldurdu. Kendi kendine şöyle dedi; - Bu toprakla âilemi oyalamış olurum. Hazret-i İbrâhim evine geldi, yükünü indirdi. İçeriye girdi ve bir yere dayanır dayanmaz uyudu. Ailesi Sâre kalktı. Heybeye baktı ki, heybenin İki gözü de yenecek şeylerle dolu. Onlardan hemen bir yemek yaptı. İbrâhim

