Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
----------------------------------------------------------------- Putperest Kavmi / 157 talebine takdim etmiştir. Kendisinden sonra gelenlerin lisanlarında senâ olunmasını istedi ki hüsn-i duaya mazhar olmakla indallah derecâtının âlî olmasına vesi le olmuş olur. Yahut lisân-ı sıdk ile murâdı, zürriyetin- den Allah'ın kullarını Cenâb-ı Allah’ın dînine davet ede cek kimselerin bulunmasıdır. İşte bu mânâca “lisan-ı sıdk”a da muvaffak olmuştur ki, ekser enbiya-yı izâm onun neslinden zuhûr etmiştir. jL Ji ¿1 Ji y vı lafzındaki “Kalb-i Selîm” ile ge len Kimseden murâd; malını hayrâta sarf ve evlâdına hak dîni öğreten ve hak yola İrşat ile kalbi mal ve evlâ dının fesâdından sâlim olan kimsedir. Binâenaleyh, Kalb-i Selîm; dîninde cehâletten, ah- lâk-ı fâsîdeden, mal ve evlâdın şerrinden sâlim ve pak olarak huzûr-ı ilâhiyeye gelen kimsedir. Şu halde malı nı hayrâta sarf ve evlâdına ahkâm-ı dîniyeyi öğreten, emrâz-ı kalbî, ahlâk-ı zemîme ve cehâletten sâlim ola rak âhirete giden kimsenin mal ve evlâdından menfaat göreceğine bu âyet-i celîle delâlet eder. Hak teâlâ haz retlerinden duâ talep eden kimsenin evvelâ Vâcib teâlâ hazretlerini medh u senâ etmesi, duâsının kabulünün şartlarından olduğuna bu âyet-i celîle delâlet eder. Keşf’ul-Esrâr tefsirinde selîm kalb; kalbin küfür, ni fak marazlarından ve meâsiden sâlim olmasıyla tefsir edilmiştir. Zîra sahîh bir hadîs-i şerîfte beyan edildiği veçhile a’zâ-yı cevârih kalbe tâbîdir. Eb’ul-Kâsım el-Hakîm’e, Kalb-i Selîm’den sorul duğunda dedi ki:

