Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
150 / Hazret-i ibrâhim Tefsîr-i Hâzin’e nazaran hakkıyla cihâd, Cenab-ı Hakk’a ibâdette lâimin levminden yani kınayanın kına masından korkmamak; vüs’u tâkâti miktarı çalışmak ve din düşmanlarıyla mücâhede etmektir. Beyzâvî’nin beyânı veçhile dîn-i islâmın ahkâmı, beşerin edâ edebileceği derecede kolay olduğundan ahkâm-ı İslâm külfetlidir, diye îtirâz vârit olamaz. Tefsîr-i Hâzin’de beyan olunduğuna nazaran, dinde “Harec” yani zorluk olmamakla murâd; ahkâmıyla amel etmek kolay olduğu gibi cümle günahlardan kurtulmaya çare bulunmaktır. Tevbe, keffâret, kısas, diyet gibi. Hazret-i İbrâhim -aleyhisselâm- umum müslüman- ların nesepte pederleri değilse de, müslümanların mâ- neviyatta peder-i müşfikleri bulunan, Rasûlüllah -salîal- lâhu aleyhi ve sellem-’in cedd-i âlâsı ve babası olduğu cihetle ümmetinin de babası olmak lâzım geldiğinden bu âyet-i celîlede müslümanların babası olduğu beyan buyurulmuştur. Çünkü bir Rasûlün ümmeti, o Rasûlün evlâdı hük münde olduğu gibi o Rasül de ümmetinin babasıdır. Zi ra insanın nesepte babası muvakkat bir hayat olan dün yâda vücud bulmasına sebep olduğu gibi, rasûl de irşât ve ıslâh ettiği cihetle hayat-ı ebediyeye sebep olur. Peygamberler ümmetlerinin hayırlı babalarıdırlar. Ve babanın babası insanın büyük babası olduğu gibi, ümmetin rasûlünün rasul babası da o ümmete büyük baba olacağında şüphe yoktur. İşte bu esasa binâen İbrâhim -aleyhisselâm-'ın bu

