Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
138 / Hazref-Î İbrahim ---------------------------------------------------------------- na göstermek; bu sebeple kullara da Allah teâlânın şef katini ve iyiliğini ve ihsanını bildirmek. İşte bunun için Allah teâlâ ateşi insanlara ziyafet veren iki adam sûretinde yaratmış, biri kim benim dâve- time gelir ise ona ikram edeceğim kim gelmez ise ona bir şey yok, diyor. Diğeri de; kim benim davetime gelir ise ona ikram ederim ve kim gelmez ise onu hapsede rim ve döverim diyerek kereminin çokluğunu beyan edi yor. Bu iki misafirperver arasında elbette ki fark vardır. Hiç şüphe yoktur ¡kincisi birincisinden daha cömert ve çok daha kerem sâhibidir. Allah teâlâ mahlûkâtını şu kavliyle dâvet ediyor “Allah insanları dâr’üs-selâma dâvet ediyor.”98 Sonra Cenab-ı Hak bu dâvet etme işini Rasûlüne verdi. O da insanları islâma çağırdı. İşte bunun için âkil olanın Allah’ın dâvetine icâbet etmesi ve hüsn-i ihtiyarı ile Allah’a dönmesi îcap eder. Çünkü gerçek maksut ve hakîkî Kâbe odur. Bütün kafileler ona gider. İyi bil ki ha kîkî Mekke insanın sûret-i cismâniyesidir. Kalb ise Kâ- be’dir. Hakîkî tavaf, huzûr-ı Rabbânî’de kalbin tavafıdır. Beyt’i Muazzama’nın suretini ziyâret etmekle Beyt'in sâhibini ziyâret etmek arasında büyük fark vardır. Rivâyet olunur ki; Velîlerden bir ârif hacca gitmek istedi. Bu velî kulun bir de oğlu vardı. Oğlu babasına: 98. Yûnus Sûresi / 25

