Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
108 / Hazret-i İbrâhim Yani İbrâhim -aleyhisselâm-’ın duâsını müstecâb kıldık. Oğlu İshak -aleyhisselâm-'ı ona hîbe ettik ki gur betin kurbetini izâle etsin. Ve bizim tarafımızdan fazi u ihsan olarak Yâkub -aleyhisselâm-’ı dahî verdik. Onla rın her birini nübüvvete ve risâlete ehil kıldık. Binâena leyh bizim tarafımızdan kullarımızı irşat için ahkâm-ı şeriatı nâsa tebliğe memur rasûl oldular. Ve onların es- râr-ı tevhîde kabiliyet ve istidatları îcâbı biz onları nâsa muktedâ-bih imamlar kıldık ki bizim emrimizle insanları doğru yola sevk eder ve dîn-i hakka dâvet eder ve ta- rîk-ı müstakimi gösterirler. Zira nâsın onlara iktidâiarı bizim emrimize müstenit olduğundan onlara iktidâ bizim emrimize iktidâdır. Onları muktedâ-bih kıldıktan sonra biz onlara en- vâ-ı hayrât işlemelerini ve umum ibâdetlerini şer-i şeri fe tevfikan yerine getirmelerini ve bilhassa cemi âzânın cânib-i Hakk’a teveccühünden ibâret olan ve erkân-ı cevârihın birlikte ibâdetini mutazammın olan namazı ikâmeyi ve mâsivâdan kat’ı alâkayı mutazammın olan zekâtı vermelerini vahyettik ki, vücutlarının şükürlerini namazla ve mallarının şükürlerini zekâtla edâ etsinler. Halbuki gerek İbrâhim -aleyhisselâm- gerek mah dumları ancak bize ibâdet ederler, bizim gayrimizi ibâ dete müstehak görmezler ve bütün zâhir ve bâtınları ile bizim rızâmızı arar ve ihlâs üzre amel eder oldular. Nâfile: Atıyye-i mahsûsadır, yani husûsî olarak ve rilen ihsandır. Zîra İbrâhim -aleyhisselâm- bir oğlan için Rabbine duâ etmişti. Vâhib’ül-atâyâ Hakk -sübhânehu ve teâlâ hazretleri- duâsını kabul ederek İshak -aleyhis- selâm-’ı verdiği gibi, duâ etmeksizin de Yâkub aleyhis-

