Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hîre'nin Fethi / 95 de birleşerek üç cihetden Rebia kuvvetlerini basdılar. Cümlesini telef eldiler. Bütün evlâd ve lyallerini esir ve mallarını iğtinam ile humusü Medine-i Münevvere’ye gönderildi. Rebia'nın kızı Sahba esirler içinde olduğundan Hz. Ali -radıyallahu anh- onu satın aldı ve ondan oğlu Ömer ve kızı Rukıyye oldu. Hz. Seyfullah: Senâ'dan hemen Zemil üzerine yü rüdü. Orada Hüzeyl’in bakıyye askeri de toplanmışdı. Onlar Rebia vak'asını duymadan üzerlerine yıldırım gibi bağteten hücüm ile ekserisini kılınçdan geçirdi. Aldığı ganâimin humusunu Halife’ye gönderdi. Hz. Hâlid oradan Karz üzerine yürüdü. Şehr-i Ra mazan da geldiğinden askere istirahat verildi. Bu mevki İran, Rum ve Cezîre’nin serhaddi idi. Rumlar birleştiler ve Tağlib, iyad, Nemr Arab kabâili de gelip onlarla karış- dılar bir cesîm ordu teşkil ile asakir-i islâmiyye üzerine yürümek üzere Fırat nehrine geldiler. Hz. Hâlid'e; “Ya siz bu tarafa geçiniz” dedi. Bunlar çıkacakları yerin Hâ lid tarafından tahliyesini teklif etmişler ise de Hz. Hâlid bunu kabul etmediğinden onlar da başka bir yerden geçmişlerdir. Rumlar: “Bugün kimler sebât edecek ve kimler firâr eyleyecek iyice anlaşılsın” diyerek Arablardan ayrıldılar Bu âyet-i celîlede; din uğrunda görülecek meşakkate ve dünyacaterettüb edecek bilcümle mazarratlara tahammül etmek lâzım olduğuna delâlet ve insan dini uğrunda her şeyi fedaya hazır olmazsa âkıbet vehâmetden hâlî olamayacağına dahi işaret vardır. Çünkü Cenâb-ı Hak bu âyetde umûr-ı dünyâ size umûr-ı dinden daha ziyâde muhabbeti! ise âkıbetde gelecek belâyâyı gözetin!" buyurmuşdur.

