Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
76 / Hz. Hâlid Bin Velîd (r.a) mektubun bana geldi. Bu mektubda Hâris bin Kâ'b oğul larının (hiç) savaşmadan teslim olduklarını, dâvet ettiğin İslâm’a icâbet ettiklerini, Allah’dan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in O’nun kulu ve resulü olduğuna şehâdet ettiklerini haber veriyorsun. Şüphesiz ki Allah onları hidâyetiyle doğru yola ilet- mişdir. Onları tebşir ve inzâr eyle! Hemen geri dön. Se ninle berâber onlardan bir heyet de gelsin! Allah’ın selâmı, rahmeti ve berekatı üzerine olsun!” Zamân-ı saâdet-i Nebevî’de mühimmât-ı harbiyye- nin cem’i için kurulan çadır ve süvâri nezâreti Hâlid bin Velid’in uhdesinde idi. Hz. Ebû Bekri’s-Sıddîk-radıyallahu anh-’ın hilâfetini müteakib iddiây-ı nübüvvet eden Tuleyha üzerine Hâ lid bin Velid -radıyallahu anh- memur edildi. Tuleyha'ya tâbi aşair, Zü’l-Kussa mevkiinde toplanmış Medine-i Münevvere'ye hücuma hazırlanmışlar iken vakt-i fecirde Hâlid bin Velid onlar üzerine hücum ile dağıtmışdı. Ebû Bekri's-Sıddîk -radıyallahu anh- bu muhârebeye azîmet etmek üzere devesine binmiş idi. Fakat Hz. Ali -kerremallahu vecheh- devenin yularını tuttu. - “Nereye ya Halîfe-i Rasûlullah? Sana Rasûlul- lah’ın yevm-i Uhud’da söylediğini söylerim ki; kılın- cini kınına sok, nefsinle bizi acıklı etme. Vallahi sana bir hal olursa İslâm fîmâ ba’d intizam bulmaz” dedi. Diğer sahâbe-i güzîn -rıdvanullahi aleyhim ecmaîn- hâ- zarâtı da onu tasdik etdi.

