Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
68 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) rini ve kimseye bühtan ve emr-i Hakk’a isyan etmemek üzere bey’at etmelerini teklif etdi. Bu suretle bey’atleri kabul olunarak mazhar-ı afv oldular. Hind'in dahi demi heder edilmiş iken mazhar-ı afv olarak hulûsla îmâna geldi. Hatta hanesine varıp ne kadar putlar varsa: "Bu kadar vakit size aldanmışız” diyerek bir bir kırıp cümlesini mahvetdi. Fethin ertesi günü Fahr-i Âlem -sallallahu Teâlâ aley hi ve sellem- Efendimiz Hazretleri Safâ tepesine çıkıp el lerini kaldırıp Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine hamd ü senâ ediyordu. Ensârdan bazıları şu fikirve mütalâaya varıp, “Hz. Peygamber vatanına kavuşdu. Hiç bundan sonra dö nüp de Medine’ye gider mi?” diye ızhâr-ı endîşe et mişlerdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz ashâbının bu endişesine muttali oldu. Ve: - "Ey cemâat-i Ensâr! Hayâtım ve memâtım sizin yanınızdadır” buyurdu. Ensâr-ı Kiram hazarâtı da bu iltifât-ı Nebevîyye’den fevkalâde sevinerek sürurlarından ağlaşdılar. Feth-i Mekke'yi müteâkip kabîleler fevc fevc ge lip Müslüman olmaya başladılar. Mekke’ye bir konak mesafede Nahle mahallinde Uzzâ isminde büyük bir putları vardı. Hâlid bin Velid -radıyallahu anh- bu putu kırmaya memur olarak bir mikdar süvâri ile varıp onu paraladı.

