Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mühim Bir Hâdise / 91 mayıp kûşe-i uzlete çekilerek Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin âteş-i iftirâkıyle ve aşkıy la zevce-i muhteremeler! Fâtımatü'z-Zehrâ -radıyallahu anha- ile yanıp yakılmakta idi. Lâkin böyle nâzik vakitte Hz. Ali -radıyallahu anh- ile Zübeyr -radıyallahu anh- ve rufekâsının gelip de Hz. Sıddîk-ı Ekber -radıyallahu anh-’a bey'at etmemeleri zi hinlere endişe vererek bazı dedikodular işitilmekte idi. Hz. Sıddîk -radıyallahu anh- ise bir müddet sabır ve tahammül etmiş ise de bu hâlin temadisi belki mübâ- yenet vukûuna sebep olur ve tarafeynin arası açılır. Ve mağrur cahiller, zaîfülkalb olanlar söze karışır, diye havf ettiğinden ıslah çaresini aramağa mecbûr olmuştur. Muhyiddîn-i Arâbl hazretlerinin “Muhâdaratü’l-Eb- rar" ve “Müsâmerâtü’l-ahyâr” kitabında ve Hâmid-i İmâdi’nin “Dav’ul-Misbah fî tercemeti Seyyidinâ Ebi Ubeydeti’l-Cerrâh” nam kitabında yazıldığı üzere Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh-evvelâ Hz. Ömer Fârûk -ra- dıyallahu anh- ile mahremâne müzâkere ve müşâvere ettikten sonra Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh -radıyallahu anh-1 çağırmış. Ebû Bekir ve Ömer birlikte otururken Ebû Ubeyde yanlarına'girdikte Hz. Ebû Bekir Sıddîk ona hitaben: - “Yâ Ebâ Ubeyde! Senin nâsıyen ne metindir, yü zünde hayır nasıl aşikardır. Rasûlullah -sallallahu aley hi ve sellem-1n indinde gıpta olunacak bir mertebede idin. Bir yevm-i meşhûd’da yâni bir cemiyyet-i aleni- ye’de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- senin hakkında: “Ebû Ubeyde bu ümmetin eminidir" buyurdu.

