Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hudeybîye Musâlahası'nda / 71 Allah -celle celâluhu-’ın emriyle yapar, Allah -celle celâ- luhu- onun her zaman nâsırı ve muînidir.”demiştir. Bilâ hare Hz. Ömer -radıyallahu anh- de bu muâhedenin ha kikaten bir feth-i mübîn olduğunu anlamıştı. Mekke Fethi’nde Kureyş, Hudeybiye musâlahasını ihlâl ettiğinden Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- on- bin mücahidle Mekke’nin fethine muvaffak oldu. Hz. Ebû Bekir -radıyailahu anh- bütün bu harekât esnasın da Resûl-i Ekrem Efendimizin yanında bulunmuştu. Mekke’nin fethinden sonra Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh- babası Ebû Kuhafe’nin kalbinde iman nûru parla mış, müslüman olmuştu. Huneyn Gazvesi’nde Huneyn gazvesinde müslümanlar arasında boz gunluk görülmüştü, Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh- ye rinden oynamayan bir kaya gibi sebat etmişti. Neticede Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, müslümanları yeniden toplanmağa da’veti üzerine müs lümanlar düşmanlarına yüklenmişler, Hevâzin’i perişan ettikten sonra Tâif’i de muhasara etmişlerdi. Tâif muha sarasında Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdullah yaralanarak Hz. Ebû Bekir'in evâili riyasetinde bu yüzden şehit ol muştur. Tebük Sefer inde Hicretin dokuzuncu senesinde Bizans imparatoru-

