Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
----------------:--------------------.------------------- Uhud Gazvesinde / 69 Kureyş reisi Ebû Süfyan bu harp esnasında Pey gamber Efendimiz’in şehid düştüğünü zannederek bir tepeden müslümaniara hitaben: - “Muhammed -sallailahu aleyhi ve sellem- aranız da mı?”diye sormuş, bir cevap alamayınca, “Hz. Ebû Bekir” ve "Hz. Ömer” hakkında da aynı suâli sormuş, Peygamber Efendimiz -sallailahu aleyhi ve sellem- haz retleri de Ebû Süfyan’a cevap verilmemesini emretmiş ti. Ebû Süfyan'ın bu suâli Kureyş’in İslâm alemdarı ola rak kimleri tanıdıklarını gösterir ki, o da Hz. Ebû Bekir ile Hz. Ömer'dir. Rasûlullah -sallailahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Abdullah bin Çübeyr-i elli nefer kemankeş ile bir vadinin ağzına me’mur buyurdu ve “düşman galip gelsin veya mağlup olsun benden haber gelmedikçe siz buradan ayrılmayınız" diye kat'î emir buyurmuştu. Halbuki Ku reyş ordusu ilk defa fenâ halde bozularak dağa doğru firara başlamışlardı. Asâkir-i İslâmiye yağmaya koyul dular. Bu hali gören kemankeşler de: "Düşman bozuldu ne duruyorsunuz cemaat! Ganimet!”diyerek mevkilerini terk ile yağmaya koyuldular. Abdullah bin Cübeyr -radıyallahu anh- “Siz Rasû- lullahın emrini unuttunuz mu?” diyerek yağmagirlikten men etmek istediyse de dinlemeyip dağıldılar. Abdullah bin Cübeyr -radıyallahu anh- yedi-sekiz sâdık neferle emr-i Nebevî’ye imtisal ile mevkilerinde sebat edip kal dılar ise de düşman bu mevkiin boşluğunu fırsat bilerek hücum ile müslümanları hep şehit ettiler. Ve bu yüzden İslâm ordusu büyük bir bozguna dû-

