Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
28 / Hazret-i Ebû Bekir üzerine Medine’de dîn-i İslâm kuvvet buldu. Müşriklerin akılları erdi ki, Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sel- iem- de onların yanına giderse Medine' de büyük kuv- ve-i İslâmiye peydâ olacak ve Kureyş’in Şam yolunda pek mühim bir güzergâh olan Medine diyârı da ehl-i İs lâm elinde kalacaktı. Kureyş’in müşriklerinin uluları buralarını düşündük çe telâşa düştüler ve hemen müşâverelerde bulunmak üzere Dârunnedve’de toplandılar. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in mü barek vücûdunu ortadan kaldırmak kararını aldılar. Bu kararın icrası için gece Resûl-i Ekrem’in evi önünde bi rikip onun uyumasına muntâzır oldular. Cebrail -aleyhisselâm- gelip keyfiyyeti Resûl-i Ek rem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e haber verdi. Medi ne’ye hicret etmek üzere me’zûn ve Ebû Bekir Sıddîk’ı birlikte götürmeğe memûr olduğunu bildirdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hemen Ali bin Ebi Tâlib -radıyallahu anh-'ı çağırdı ve: - “Yâ Ali! Ben Medine’ye gidiyorum. Bu emânetleri sahiplerine teslim et, sen de durma gel. Fakat şimdi be nim döşeğime yat ki, müşrikler beni yatıyor zannetsin ler." buyurdu. Ali -kerremallahu vecheh-, Resûl-i Ekrem’in döşe ğine yattı ve Resûl-i Ekrem’in yeşil-hırkasını kendi üze rine örttü. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-, hemen bir avuç toprak aldı ve Yâsin-i şerif sûresini evvelinden:

