Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
22 / Hazref-i Ebû Bekir Resûl-i Ekrem’e Arkadaşlığı Hz. Ebû Bekir, müslümanlığı kabûl ettikten sonra Hz. Peygamberin irtihâline kadar onun yanından ayrıl mamış seferde ve hazarda onun sohbetinde bulunmuş ve onun dâima mahrem-i esrarı olmuş, maliyle, canıy- le.dimağıyle ve bütün kudretiyle ona yardım etmiştir. İslâmiyet dâvası uğrunda ihtiyar edemeyeceği bir fedâkârlık yoktu. Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in en hayırlı ve candan arkadaşı idi. Hicrette da hi yâr-ı gâr (mağara arkadaşı) olmuştur. Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Ebû Bekir - radıyallahu anh- hakkında şöyle buyurmuştur: - "Cenâb-ı Hakk beni size gönderdi, bana ‘yalan söylüyorsun’dediniz; yalnız Ebû Bekir, ‘doğru söylüyor sun’ dedi ve bana caniyle, maliyle yardım etti." Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendi miz,her gün akşam ve sabah onun evine giderek orada onunla ve arkadaşlarıyle konuşurdu. Araplara İslâmiyeti tebliğ ettikçe Hz. Ebû Bekir de refakat ederdi. Mekke’de müslümanlığı kabul eden ya bancı, zaîf kabilelere mensûb olanlar da vardı. Bunların içinde Bilâl, kızgın kumlar üzerine yatırılır, göğsüne taş lar yığılır o halde bırakılırdı. Habbab bin Eret yanmış kömürler üzerine yatırılırdı. Ammar bayılıncaya kadar dövülürdü. Ebû Fukeyhe’nin ayağına bir ip takılır, çakıl lar üzerinde sürüklenirdi. Lübeyne, müthiş dayaklar al tında kıvranırdı. Züneyre türlü türlü işkencelere uğrardı.

