Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
166/ Hazret-Î Ebû Bekir mekten gâye mazluma itâle-i lisandan tahzîr ve vâkî ol mayan şeyi hiddet ve gazapla söylemekten ittika içindir. Zira Allah Teâlâ işitir ve bilir; sözün muktezâsına göre mücâzat eder, demektir. Fahr-i Râzî’nin beyânı veçhile bu ayet-i celile Ebû Bekir -radıyallahu anh- hakkında nazil olmuştur. Çünkü: Ebû Bekir -radıyallahu anh-'a huzûr-ı Risalette iken bir kimse gelip kendisine dil uzattı. Ebû Bekir -radıyal- lahu anh- sükût etti. Tekrar o kimse dil uzatınca Hz. Ebû Bekir cevab verdi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem-’in kıyâmı üzerine Hazret-i Ebû Bekir: - “Yâ Rasûlailah! Bana defâatle itâle-i lisan ettiği, dil uzattığı halde sükût buyurdunuz. Ben bir defa kelâ mını reddedince kıyam ettiniz; hikmeti nedir?” dediğin de Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: - "Sen sükût ederken bir melek senin tarafından ce vab veriyordu. Sen reddedince melek gitti. Şeytan gel di, şeytanın geldiği yerde ben ne için oturayım?" buyu runca bu âyet-i kerîmenin nâzil olduğu mervidir. İşte Hak Teâlâ hazretleri bu âyetiyle insanları ke- mâl-i edebe ve hüsn-i terbiye'ye ve nezâket-i lisâniyeye dâvet etmiştir. ¿1 ¿¿6 ijii ¿jji '¿/i iı üji ^ '¿i lj^ ^ı ^ ^ o x o o Jjilj UujİI jl öy^c ''i <->1-41 Jyj ¿1 jlill ^y Iâ& ¿1

