Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kızı Esma ve Oğlu Abdullah / 141 Abdullah, vâlîdesi Esmâ’nın yanına vardı ve: - “Valide, nâs benden ayrıldı, yanımda pek az âdem kaldı, onlar da pek az dayanabilirler. Düşman ise bana dilediğim kadar dünyalık veriyor. Senin re’yin ne dir? dedikte Validesi Esma -radıyallahu anha- da: - “Sen kendini daha iyi bilirsin, eğer hak üzere isen ve nâsı Hakk'a davet ediyor isen bunu icrâ et ki, bu yol da hayli ashabın maktûl oldu. "Beni Ümeyye” oğulları na kendini musahhar etme ve eğer merâmın dünya ise sen ne fenâ âdem imişsin ki, hem kendini hem de ma- iyyetindekileri he.lâk etmiş olacaksın. Eğer ben, hak üzere idim amma ashâbıma vehn gelince ben de zait düştüm, dersen bu ahrâr ve ehl-i din işi değildir. Dünya da ne kadar kalacaksın. Ölüm daha iyidir.’’dedi. Abdullah bin Zübeyr -radıyallahu anh- da: - “Benim de re’yim budur, dünyaya asla meyi et mem ve etmedim. Valide! Sen benim basiretimi müz- dâd eyledin, bugün maktûl olurum. Hüznün müşted ol masın. Oğlun kötü bir işi ihtiyar eylemedi. Fuhşiyattan bir işi işlemedi Cevr ve gadr yoluna gitmedi. İndimde Rabbimin rızasından daha aziz bir şey yoktur. Yâ Râb! Bunu tezkiye-i nefs için söylemiyorum. Ancak valideme ta’ziyet ve teselliyet için söylüyorum” dedi. Esma hazretleri: - “Umarım ki, sabr-ı cemîl üzere bulunurum” dedi ve oğluna dua ederek: - Yâ Rabbi onu senin emrine teslim ettim ve hükm-i

