Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Şemâil ve Fezâilî / 131 - “Âişe’nin babası" buyurmuşlar. - Sonra kimi seversiniz dediğinde: - “Ömer’i" demişler. Sonra daha başkalarını say mışlardı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendi- miz’in arzuları hilâfına bir hareket olup da rriütessir ol duklarında Hz. Ebû Bekir gelecek olursa derhal tebes süm eder, teessür ve iğbirarı zâil olurdu. Hz. Ebû Bekir, İsâbet-i re’yi. muâmelâtındaki doğ ruluğu, tecrübe genişliği, nefsine hâkimiyeti, hayırhâhlı- ğı ve samîmiyeti ile mâruf idi. Resûl-i Ekrem -sallalla hu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in fazl-ı kemalâtından en çok istifade eden şüphesiz Ebû Bekir -radıyallahu anh- idi. ilim ve irfan, fesâhat, belâgat, edeb ve sevgi ile mümtâz idi. Arapların en kıymetli sözleri onun hafıza sında menkuş idi ve natıkası kuvvetli idi. Arap kabâilinin tarih ve ilim ensabına vukufu mükemmel idi.. Hz. Ebû Bekir -radıyallahu anh-, İslâmiyete vukuf nokta-i nazarından da şüphesiz ashab-ı güzînin en âli mi idi. Çünkü onun kadar Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e mülâzemet eden yoktu. Hazarda ve seferde her yerde bidayette, ortada ve nihayette her za man onunla en çok ülfet eden ve şeref-i sohbetinden müstefîd olan o idi.

