Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Ebûbekir'in Valileri / 121 Halîd bin Velid -radıyallahu anh- Resûl-i Ekrem -sallal- lahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri zamanında sancak-ı şerif muhafızlarından idi. Fütûhatında demir kapıları, taşlardan muhkem ka leleri hâk İle yeksan etmiştir. Ve hatta asker arasında galeyânı mucib bir hal gö rerek umûm askere hitaben: - "Ey Guzât-i Kiram!.. Bizim maksadımız, ilây-i ke- limetuliahtır. Emîrü’l-ceyş olmak değildir. İslâmiyet iler lesin, aktâb-ı şevketimiz parlasın da emîrulceyş kim olursa olsun. Bundan ne çıkar? Benim bu kadar muha rebelerde can atıp harb etmekliğim Emîrulasker olmak fikrine mebnî değil, ancak Rızâullah içindir. Düşmanın istifâde edeceği ihtilâfta bulunmamanızı tavsiye eder ve bundan böyle sıradan bir nefer gibi din-i âlî yolunda fe- dây-i cân etmeği deruhte eylerim.”dedi. Hz. Halid’in bu sözleri asker-i İslâm’ı (İslâm asker lerini) teskin eyledi ve herkes bu derece âlicenab oldu ğuna taaccüble mehâsin-i ahlâkını takdir eylediler. Hz. Seyfullah Halid bin Velid, Hicretin yirmi yedinci senesin de Humus muharebesinde bir çok yerinden mecrûh olarak: - “Şimdiye kadar yüzden ziyade cenge girdim. Vü cûdumda yarasız yer kalmadı. Hamd olsun işte şimdi de îlây-ı kelimetuliah uğrunda dövüşe dövüşe fedây-i cân ediyorum. Fakat döşeğimde öldüğüme teessüf ederim” deyip teslim-i ruh eyledi, -radıyallahu anh- Bu Gâzî-i şecaat-âver’in makber-i sükûnu Humus’a 1 mil mesafededir.

