Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
86 / Hazret-i Ali ten memurların durumlarını sor. Onların hareket tarzını tetkik et.” Emîru’l-mü’minîn Hazret-i Ali -radıyallahu anh- bü tün memurlarına karşı bu şekilde âdilâne ve ölçülü dav ranırdı. Meselâ amcazâdesi Abdullah bin Abbâs, bir kerre devlet hâzinesinden bir miktar para almıştı. Haz ret-i Ali, Abdullah ibn Abbas’ın hakk ederek aldığı bu paranın bile hesâbını sormuş, bu yüzden Abdullah, Mekke’ye gitmek zorunda kalmıştı. Hükümet erkânına karşı tavrı bu olan Hazret-i Ali, halka karşı son derece şefkatli, kimsesiz ve yetimlere karşı son derece merhametliydi. İranlIlar onun bu mer hamet, şefkat ve adaleti karşısında: “Hudâ bilir ki, bu arap hükümdârı, Nûşirevân’ın hâtırasını ihya etti.” der lerdi. Hazret-i Ali, müslümanlığın neşir ve tebliğini bir va zife bilir ve bu vecibeyi herkesten fazla ehemmiyetle ye rine getirirdi. O, bu vazifeyi Resûl-i Ekrem devrinde de muhâfaza etmiş, Yemen’de büyük başarı kazanmıştı. Hazret-i Ali, suçluları takip eder, onların cemiyetin ahlâkını ifsâd etmelerini önlemeye çalışır, haklarında hadd cezâları tatbik ederdi.43 43. Asr-ı Saadet, 5/115 vd. Sonradan Mısır’a vâli nasbettiği Mâlik bin el-Hârîs el-Eşter’e gönderdiği emirnâme Emîrü’l-Mü’minîn Haz ret-i Ali -radıyallahu anh-’ın devlet idâresi hakkındaki re’y ve tedbirini beyân etmesi bakımından önemlidir. Bu itibarla teberrüken takdim ediyoruz;

