Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
10 / Hazret-i Ali sâdır olageldiğinden bana bu hususda hiçbir şey mâni olamaz" dedi. Bu kelâm-ı nebeviden müteessir olan Ebû Tâlib hüngür hüngür ağlayarak şu neşideyi inşad eylemişdir: '¿bb “Allah'a kasem ederim ki ben şu toprağa gömülme dikçe onlar sana bir zarar erişdiremezler. Sen karîrül-ayn ve müsterih’ul-hâtır olarak me’mur olduğun vazifeni tamamlamaya çalış. Beni davet etdin. Ben de bilirim ki sen sözünde sa dık ve benim hakkımda hayırhahsın. Çünkü dünyâya geldiğin günden bu ana kadar senden asla hilâf-ı haki kat bir şey sadır olmamış bir zât-ı emniyyet-penâhsın! İzhâr ettiğin dinin diğer dinlerden hayırlı, hakiki bir din olduğu nazarımda sâbit olmuştur. Eğer kavm u kabilemin “Ebû Tâlib âbâ ve ecdâdı- nın dinini terketti” gibi melâmet ve serzenişine mâruz kalacak olmasaydım yahud “yaşlılığımdan nâşi buna mış” demeleri ihtirazı olmasaydı şübhesiz ben senin

