Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
54 / Hazret-i Ali ması iyi bil ki sana kızıl develerin bahş edilmesinden hayırlıdır!’’ buyurdu. Hazret-i Ali -radıyallahu anh- Resûl-i Ekrem -sallal- lahu aleyhi ve sellem-’in bu tâlimatı veçhile hareket etti ve yahudilere İslam umdelerini teklif etti. Fakat yahûdi- ler müslüman olmayı kabul etmediler. Sulh olmak da is temediler. Bil’akis harb açtılar. İlk önce yahûdi cengaver Merhab çıktı, mübariz is tedi. Ona karşı bizzat Hazret-i Ali çıktı ve onu tepeledi. Yahûdilerin bu azgın kumandanı yere serilmekle yahû- diler mesnedsiz kalarak harb nihâyete ermiş ve Resûl- i Ekrem’in, Feth’in Ali bin Ebî Tâlib’in şerefli iki eli ile müyesser olacağı hakkındaki işaret tahakkuk etmiş bu lunuyordu.25 & Rasûlullah'ın kölesi Ebû Râfi anlatıyor: Ali -radıyallahu anh- ile berâber Hayber’e gittik. Ra- sûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sancağı Ali -radı- yallahu anh-’a verdi. Hazret-i Ali Hayber kalesine yak laşınca kale halkı Ali -radıyallahu anh-’ı dışarıda karşı ladı. Aralarında savaş başladı. Savaş esnasında bir ya- hûdinin kılıç darbesi Ali -radıyallahu anh-’ın kalkanına isabet ederek yere düşürdü. Bunun üzerine Ali -radıyal- lahu anh- kale kapısını eline alıp kendisine siper ve kal kan yaptı. Allah'ın inayetiyle kalenin fethi müyesser oluncaya kadar kapıyı elinden bırakmadı. Fetih tahak kuk edince kapıyı bir kenara attı. Biraz sonra kapının 25. a. e. 10/201

