Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
8 / Hazret-i Ali Ebû Tâlib’in çoluk çocuğu çok olduğundan kendisi ma işet darlığı içindeydi. Bu sebeble Resûl-i Ekrem -sallal- lahu aleyhi ve sellem- Hazret-i Ali’nin terbiye ve iâşesi- ni üzerine almış ve ontı yanında büyütmüştür. Hazreti Ali -kerremellahu vecheh-'in vâlide-i muhte- remeleri Falıma bint-i Esed Hazret-i Ali -radıyallahu anh-'ın rivâyetine göre müslümanlığı kabul etmiş ve Mekke’den Medine'ye hicret etmiştir. Fatıma bint-i Esed vefât ettiği zaman Resûl-i Ekrem kendi gömleğini göndererek onun bu mübarek gömlekle tekfin edilmesi ni emir buyurmuş ve onu kabre bizzat indirmişlerdir. Bu suretle bir zamanlar kendisine şefkat ve merhametle bakan bu mübârek kadına karşı şükran borcunu öde miştir. Hazret-i Fatıma bint-i Esed’in cenâzesinde bulu nanlar Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ona karşı gösterdiği bu alâkanın sebebini sormuşlar. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi vesellem: “Ebû Tâ- lib'den sonra bu kadının bana gösterdiği şefkat ve mu habbeti hiç bir zaman unutmam” demişti.1 1. İbnü’l-Esir, Ûsdü’l-Gâbe, 3. Nebiyy-i Muhterem -sallallahu aleyhi ve sellem- Hazretlerinin cedd-i âlîleri Abdülmuttalib ahır ömründe Sultanu’l-asfiyâ’nın himâye ve muhafazasını oğlu Ebû Tâlib'e vasıyyet eylemişti. Bâhusus bu vasıyyete kendi sinin son derece şefkat ve mahabbeti inzimam edince ölünceye kadar Rasûlullah’a hüsn-i hizmet ve muâve- nete bezl-i kudret eylemiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in tzhâr-ı nübüvvet ve dâvetlerine hiç bir vakit tekzîb yoluna gitmeyip İslâm’ın dîn-i hak oldu-

