Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
46 / Hazret-i Alî günahlarımızdan mağfiret et. Ve gönüllerimize sükûnet ve metânet-i kaviyye ver, düşmana kavuştuğumuzda ayaklarımızı sâbit kıl. Rabbimiz! Din düşmanları bizi fe nalığa dâvet ettiklerinde imtina ederiz. O düşmanlar ki, onlar müşrikleri haykırarak üzerimize dâvet etmişlerdi.” Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sel- lem-: - “Şiir inşâd edip develeri yollandıran kimdir?" diye sordu. Ashâb-ı Kiram Âmir bin Ekva’dır, dediler. Rasû lullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: - "Allah, Âmir'e rahmet etsin" diye duâ etti. Kafile den bir kişi yâni Ömer İbn-i Hattab -radıyallahu anh-: - “Yâ Nebiyyallah! Duânız bereketiyle Âmir cenneti hak etti. Âmirin şehâdeti vâcib oldu. Âmir ile müstefâd olmamız için, şiir ve hamasetiyle bize bağışlasaydınız." dedi.19 19. Sahâbe arasında tecrübe edilmiş bir hakikat idi ki, Rasûlullah’ın rahmet ve mağfiretle duâ ettiği kimse şehîd olurdu. Bunun için bu temennide bulunmuştur. Nihâyet Hayber'e geldik. Ve Hayber halkını muhâ- sara ettik. Fakat muhâsara yirmi gün sürmüştü. Hatta bize bir şiddetli açlık isâbet etmişti. Sonra Allah Teâlâ müslümanlara Hayber kalelerinin fethini birer birer mü yesser kıldı. Fethi müteâkib o akşam mücâhidler yer yer ateş yakmışlardı. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-: - “Bu ateşler nedir? Niçin yakıyorlar?”diye sordu Ashâb:

