Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hudeybiye Musâlehasında / 43 etmek bahâsına mücâhede etmeleri üzere bey’atlerini almış ve bu bey'ate “Bey’at-i rıdvân” denilmişti. Bu sırada Hazret-i Ali de Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve selem-’in berâberinde idi. Bilâhare Hazret-i Osman’ın hayatta olduğu anlaşılmış ve Kureyş ile müs- lümanlar arasında Hudeybiye'de bir musâleha akdedil mişti. Musâleha maddelerini yazı ile tesbit etmeğe Haz ret-i Ali memûr edilmiş, o da musâlehanın yazısına bes meleyi müslümanlar arasında kullanılan şekliyle ta mamca yazdıkdan sonra, “Bu musâleha Allah’ın Re- sûlü Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem- ile Sü heyl bin Amr arasındadır” ibâresini yazmıştı. Sü heyl'in bu ifâdeye İtirazı üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve selem- "Bismikellahümme" ve '‘Abdullah oğlu Muhammed" yazmasını emretmiş, Hazret-i Ali de Ra sûlullah unvanını silmeyi hamiyyet-i İslâmiyyesi ile ka bul edememişti. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- bu işi kendi yapmış ve müslümanlar mansûr ve muzaffer ola rak Medine’ye dönmüşler, Kureyş ise ne ağır bir hezi mete uğradığını sonradan idrâk etmiş. Cenâb-ı Hak Müslümanların bu büyük muzafferiyyetini Feth sûresi ile tesbit ve teyid eylemişdir.

