Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
36 / Hazret-i Ali teçhiz edilmiş bir kuvvet ile Medine’yi sarmıştı. Benî Kureyza yahûdileri ahdini bozmuştu. İslâm kadınlarının muhâfaza olunduğu kal’a kısmına da bunlar taarruza başlamışlardı. Kur’ân-ı Hakîm’in yüksek belâgat ve ifâ desiyle, “Gözler kaymış, gönüller hançerelere da yanmış.” şeklindeki kavl-i İlâhi ile müslümanların bu korkunç vaziyyetleri bildirilmiştir. Bütün bu müşkilâta ilave olarak münafıkların tesvîlâtı da vardı. Ahzab Sû- resi’nin 12-13’üncü âyetlerinde bu münâfıkların îkâ et mek istedikleri mefsedet şöyle bildiriliyor: 4\V^ Ijlji Jİ Öj-U jJ Öl Öjjju ^A Lo J öjjp Lj^aj Öl “Habîbim, o zamanı hatırla ki, münafıklar ve kalblerinde hastalık bulunanlar, îman ve irâdesi za yıf olanlar, Allah ve Resulü bize bir gurur (kuru bir aldanmışlık)tan başka bir şey va’d etmedi, diyorla- dı. Yine Habibim hatırla o zamanı ki, münafıklardan bir gürûh da: - “Ey Yesrib (Medine) Halkı! Burası si zin varacağınız yer değil, haydi evlerinize dönüp gi diniz, diyorlardı. Yine onlardan bir kısmı da Rasû- lullah’dan izin isteyerek: Yâ Rasûlallah! Evlerimiz açıktır, muhafazalı değildir, diyorlardı. Halbuki evle ri hiç açık ve tehlikeye mâruz değildi. Onlar sadece kaçmak istiyorlardı.”14 14. Ahzâb Sûresi, 12-13

