Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
_________________ :__________________ Uhud Gazvesinde / 27 Uhud Gazvesinde ** Uhud Gazvesi Hicretin üçüncü senesinde vukû bul muştur. Kureyş Ordusu müslümaniardan gerek sayıca, gerek teçhizat îtibariyle üstün oldukları halde müslü- manlar muharebenin başında düşmanlarını mağlûb et meğe muvaffak olmuşlar, fakat düşmanın harb saha sından çekilişini görerek Flesûl-i Ekrem -sallallahu aley hi ve sellem-’in emrini unutan ve yerlerini terkeden müslüman okçuların ric’at hattını açık bırakmaları üze rine düşman süvârileri bu fırsatdan istifade etmiş ve müslümanlann üzerine dönerek yüklenmişti. Okçuların yerlerini terketmeleri müslüman ordusu nu bozguna uğratmış ve neticede müslümanlar darma dağınık olmuşlardı. Müşriklerin, Resûl-i Ekrem’e benzeyen Mus’ab bin Umeyr’i şehid etmeleri üzerine Resûl-i Ekrem -sallalla hu aleyhi ve sellem’in şehid olduğunu îlân etmeleri müslümanları manen bozguna uğratmış, içlerinden bir çoğu artık bundan sonra savaşmanın bir mânâsı olma dığını düşünerek savaşı bırakmışdı. Saîd bin el-Müseyyeb -radıyallahu anh-’ın rivayeti ne göre Uhud Günü Hazret-i Ali radıyallahu anh- onaltı yerinden yara aldı. Her bir yarası onu muharebeden menedip istirahat ve tedaviye mecbûr edecek derece deydi. O günde Ali’ye Cebrâil -aleyhisseiam- muâvenet ediyordu. Buhâri’nin rivayetine göre bu sırada Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- de yaralanmış ve bir dişi kı- rılmışdı. Hazret-i Ali müşriklerin bayrakdarı olan Ebû

