Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
140 / Hazret-i Ali 10. Abdullah İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma- bildiriyor: Bir gün Fahr-i Âlem -sallallahu aleyhi ve sel- lem- dışarı çıktı. Hazret-i Ali’nin elini kendi mübarek eliyle tuttu: - “Dikkat ediniz! Buna buğzeden, Allah’a ve Resû- lüne buğzetmiş olur. Buna muhabbet eden, Allah'a ve Resulüne muhabbet etmiş olur" buyurdu. 11. Abdullah İbn-i Abbas -radıyallahu anhüma bildiriyor: Resûl-i Ekrem bir hadis-i şerifde: - "İbrâhîm’e hilmde, Nûh'a hikmette, Yûsuf'a çekti ği sıkıntılarda bakmak iseteyen, Ali bin Ebi Talib’e bak sın!" buyurdu. 12. Enes bin Mâlik -radıyallahu anh- anlatıyor: Ra- sûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yüksek huzurla rında bulunuyorduk. Hazret-i Ali -radıyallahu anh- gelip geride bir yerde oturdu. Server-i Âlem, Hazret-i Ali’yi çağırdı. Hazret-i Ali geçip Resûl-i Ekrem’in önünde oturdu. - "Yâ Ali! Allah Teâlâ seni, benim üzerime dört has let ile mükerrem kıldı "buyurdu. Hemen Hazret-i Ali diz lerinin üzerine kalkıp, başını toprağa koydu. - “Babam, anam sana feda olsun ya Rasûlallah! Köle, efendisinden mükerrem, mufaddal olur mu?" dedi Resûl-i Ekrem: - 'Yâ Ali! Hak Teâlâ bir kuluna ikram etmek, onu üstün yapmak isterse, o kuluna gözlerin görmediği, ku lakların İşitmediği, hiç kimsenin hatırına bile gelmediği şeyi verir" buyurdu. Biz:

