Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
16 / Hazret-i Ali mas ederek onlara İslâmî tebliğe çalışırdı. Bu sıralarda Resûl-i Ekrem’e Hazret-i Ebû Bekir refakat ediyor ve ona yardımda bulunuyordu. Hazret-i Ali ise Resûl-i Ek rem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in maiyyetinde bulu nurdu. Veya Kâbe'ye giderek Kâbe’nin üzerindeki put lardan birkaçını kırarak dönerdi. i Hazret-i Ali bu hadiselerden birini şöyle hikâye eder: Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem ba na buyurdular: -Yâ Ali, benimle gel! Kâbe-i Şerife vardık. Girdiler. "Oturl" buyurdular. Oturdum. Kâbe’nin damına çıkmak için mübarek iki ayaklarını omuzuma koydular. Meğer orada müşriklerin bakırdan veya sarıdan putları varmış. Omuzuma çıktı lar. Nübüvvet ağırlığına tâkatım yetmediğine vâkıf olup yere indiler. Bu defa kendileri oturup: -Yâ Ali, omuzuma sen çık da o putları parçala, di ye buyurdular. Edeb edip ben dedim ki: -Yâ Rasûlallah! Sizin mübarek omuzunuza ayak koymak kimin haddine? Buyurdular ki: -Ya AH! Hak hizmetinde olan ayak enbiya omuzuna bassa, şaşılmaz! Emre imtisal edip omuzuna bastım. Beni kaldırdı lar. Şöyle zannettim ki, eğer ufk-ı semaya erişmek mu-

