Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
9 Kur’ân-ı Kerîm’i hatmeden birine Efendimiz (sav) “hani gözyaşı?” buyurur. Ashâbına okuttuğu aşr-ı şerifde “Her ümmetten bir şâhit getirdiğimiz ve seni de onların üze- rine bir şâhit yaptığımız zaman, bakalım onların hâli nice olacak!.”1 âyetinde gözlerinden inci tâneleri gibi yaşlar akmıştır. Mânâsını bilmediği halde ağlayanlar, Kur’ân’ın İlâhî hitab oluşundandır. “Ağlayarak yüz üstü yere kapa- nırlar.”2 “Allâh’ın âyetleri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlar.”3 Abdurrahman İbnu’s-Sâib anlatıyor: “Sa’d İbnu Ebi Vakkas yanımıza geldi. Gözü kapanmış idi. Kendisine selâm verdim, “Sen kimsin?” dedi. Kendimi tanıttım. Bunun üze- rine dedi ki: “Kardeşim oğluna merhaba! Duydum ki senin Kur’ân okumaya güzel sesin varmış. Ben Resûlullah aleyhis- salâtu vesselâm’ı dinledim. Demişti ki: “Şu Kur’ân hüzünlü olarak nâzil oldu, öyleyse onu okuyunca ağlayın. Eğer ağ- 1 Nisa, 4/41. 2 İsrâ, 17/109. 3 Meryem, 20/58. Kur’ân

