Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
48 Âd kavmi rüzgârla, Semûd kavmi korkunç bir sesle, Lût kavmi semâdan yağan taşla helâk oldu. Yeni bir medeniyetin temeli Cibrîl hadîsindeki hakîkatle atılır. İslâm güneşiyle âlem aydınlanır. İnsanın beyin da- marlarına tefekkür suyu, kalbin derinliklerine takvâ azığı, göze ibret, kulağa nasîhat, dile hikmet, ele sehâvet, ayağa cihad, aşk ve muhabbet nîmetiyle enerji, güç ve kuvvet gelir. Nasıl rüzgâr ve suyla enerji hâsıl oluyorsa, gönülde ilham esintisi ve füyûzât ırmağıyla enerji meydana gelir. Hayattan bıkan toplum; kulluk, ibâdet, tâatle vücud bulur. Şaşıran gençlik, İslâm ile kimliğine kavuşur. İnsan acziyyetini îtirafla, Rabbinin azametini tefekkürle, dünyânın imtihan yeri, âhiretin ebedî olduğunun bilinciyle, tefekkür güç ve kuvvetiyle çözer problemleri. Her gün gıdâ takviyesi alır bir kısım insanlar. Vücud fânîdir. Bedenimiz için aldığımız enerji, bozulan ve biten gıdâlardır. Şu sıcak havada buzdolabına girmeseler bozulur- lar. Ama ruh bozulmaz ve bitmez. Gıdâsı da rûhun, ebedîdir. Namaz, cihad, zikir, râbıta ve murâkabe tâatleri bâkîdir, sevap ve emelce de daha hayırlıdır. Her zaman olmakla birlikte Ramazân-ı Şerif’de evrad-ez- kâra, Kur’ân-ı Kerîm kırâatine, infak ve ilmihâl bilgilerine ehemmiyet verelim. Günlük programımızı aksatmayalım. Rûhânî gücümüzü, sıhhat ve âfiyetimizi takvâ, Allah Teâlâ korkusu ve ibâdetteki gayretimize göre tesbît edelim. Rabbimizi tanıma enerjimiz, nefsimizi tanımakladır. Kâinât kitâbını ve başta Kur’ân-ı Azîmüşşân’ı mütâlaa et- mektir. İçimizi Kitâb-ı Kerîm’in bâtınıyla, dışımızı da zâhi- riyle tezyîn edelim. Gerçek enerji budur Muhyiddîn-i Arabî (ks)’un ifâdesiyle.

