Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
13 Şu üç şey tefekkürü olgunlaştırır: 1. Kur’ân üzerinde düşünmek, 2. Dünyâ emelini bırakıp âhiret ameline sarılmak, 3. Kalb ve kafayı karıştıran şeylerden uzak durmak. Tedebbür, bir kelimenin kökenine inerek hakîkatin araştırılmasıdır. Kur’ân’ın tedebbür edilmesi ile, onu tertîl ile okumanın ve hayâta geçirmenin arasında bir yakınlık vardır. Kur’ân’dan dersler çıkartarak hayâtın sorunlarını Kur’ân’a arz edip tedbir almaktır. “Yâhud buna biraz ekle. Kur’ân’ı ağır ağır, tâne tâne oku.”15 Tezekkür: “Zikr” kökünden tefa’ul kalıbında türetilmiş olan tezekkür kelimesi, unutmanın zıt anlamlısı, hatırlamak demektir. Zikrolunan şeyin bilinen sûretinin kalpte vücut bulmasıdır. “O (Kur’ân) korunanlar için bir öğüttür.”16 1- Kur’ân okuyalım, 2 - Okuduğumuzla âmil olalım, amel edelim, 3 - Hikmetiyle kâmil olalım. Sa’d ibn Hişâm’ın Âişe annemize “Resûlullâh’ın ahlâkı nasıldı?” sorusuna “Kur’ân’dı”17 cevâbı, hayâtımızın her alanını kapsamalıdır. 15 Müzzemmil, 73/4. 16 Hâkka, 69/48. 17 Müslim, Müsâfirîn 139. Ayrıca bk. Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 2.

