Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
11 Genç, her gün Kur’ân’ı hatmeder. Hocası, “evlâdım bu gece sen Kur’ân’ı, karşında ben varmışım gibi oku” der. Sabah huzûra geldiğinde, “efendim, bu gece Kur’ân’ı ancak yarısına kadar okuyabildim.” Hocası, “bu gece de Efendimiz’e (sav) okuyor gibi oku” der. Talebe Nebîler Serveri’nin huzûrunda olduğu düşüncesiyle o gece Kur’ân’ın ancak dörtte birini okuyabildiğini söyler. Hocası, “bugün de Cebrâil’in Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi vesellem) tebliğ ettiği anda dinliyor gibi oku!” der. Talebesi ertesi gün “üstâdım, bugün ancak bir sûre okuyabildim” der. Üstâdı, “evlâdım şimdi de onu Yüce Rabbimiz’in huzûrunda okuyor gibi oku” der. Talebe ertesi gün gözyaşları içinde üstâdına gelir ve şöyle der: “Hocam, Fâtiha’dan başladım ilk âyetleri okudum; ama ‘İyyâke na’bu- du’ demeye bir türlü dilim varmadı. Çünkü ‘Sâdece sana kulluk yaparım!’ diyemedim.” “Kırâat”, “Tilâvet”, “Tertîl” Kur’ân-ı Kerîm’i okumada önemlidir. Kırâat, okuduğunun mânâsını anlamaktır. Tilâvet de mânâsını kavramaktır. Tertîl ise, her harfin nazmının ve mânâsının hakkını vermektir. Râğıp el-İsfahânî, “Kur’ân’ı tilâvet etmek; onun içindeki emir ve nehiylere, teşvik ve kor- kutmalara imtisâl etmek ve Allâh’ın nâzil olan kitaplarına uymak, onları tâkîb etmektir.” der. Kur’ân’da Okuma 3 Şekilde Olur 1-Tilâvet, dilin okuması: “De ki, «Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım. O da onu hiçbir şekilde size bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce yıllarca bulundum. Siz hâlâ aklınızı başınıza toplama- yacak mısınız?”8 8 Yûnus, 10/16.

