Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
141 Hakkı Seven Âşıklar bir rüknünü temsil eder. Âdem (as)’in kalbi üzerine olanın rüknü, Rükn-i Şâmildir. İbrahim (as)’in kalbi üze rine olanın rüknü, Rükn-i Irâkî’dir. İsâ (as)’nın kalbi üzerine olanın rüknü, Rükn-i Yemânî’dir. Hz. Muham- med Mustafa (as)’mn kalbi üzerine olanın rüknü, Rükn-i Hacer’dir. Tasarrufu, her bir iklime şamil olan; İbrahim (as), Musa (as), Harun (as), îdris (as), Yusuf (as), Üzeyir (as), îsâ (as) ve Âdem (as)’in kademi üzere olan salih kullar vardır. Bunlara yediler derler. Yedi iklime Cenâb-ı Hakk, bun- ların yüzü suyu hürmetine şefkatle nazar eder. Dördü nün ismi, evtâdın, dört kıymetli kulun ismidir. Beşinci sinin ismi Abdü’s-Semî, alımcısının ismi Abdü’l-Basîr, yedincisinin ismi ise Abdü’ş-Şekür’dür. Arş-ı Mecîd ehli, makamlan kürsî, keşif sahibi “Nücebâ” adı verilen sekiz kişi daha vardır. Kendi nefislerinde tasarrufu terkedip, insanların yüreklerini hafifletmekle - Biiznillahi Teâlâ- meşgul olan zümredir onlar. “Bir zamanlar Allah, IsrailoğuUan’ndan da söz almıştı. Ve onlardan on iki nakîb (müfettiş) göndermiştik.” (Mâide, 5/12) âyetinde belirtilen on iki kişiyi, Akabe’de Rasûlullah (sav)’a beyat eden on iki ensân ve burcu tem sil eden ve “Nükebâ" adı verilen on iki kişi daha vardır. Bunlar insanların görünüşünden, hayırlı mı, şerli mi olduklarım anlarlar. Bunlar feraset ehli kimselerdir. Ebu’d-Derdâ (ra)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur; “Allah’ın bir takım

