Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
281 Hakkı Seven Âşıklar idi o.” deyip ekledi durdu. Bi-iznillah bu nûrla baktığı gönüller hep aydınlıktı. Nazarlarıyla ölü kalpler dirilirdi. Huzûruna gelenlerin isyanla kuruyan göz pınarları, dâima aşk-ı İlahî ile kay nayıp, sel olup coşardı. Baktığı her eşyadan ders alıp ibretle seyrederdi âlemi. Kulaklar gü nah kirlerini atıp, kuru topraktan sesler duyar dı. Belki de semâda melekler, su altında semek- ler (balıklar), ağaçlar, taşlar, hülâsa cümle mevcûdât onunla dilleşirdi. Çünkü Rabbimiz ona, Kevser Sûresi’nin sırrının tecellîsiyle çok, pek çok hediyeler vermişti. Veren cömert oldu ğu için o da istidatlı, kabiliyetli gönüllere bolca infak ederdi. Bileğini bileğine yapıştırıp, kalbini kalbine dayadığı kimsenin nazarında, dünya, zerre kadar kalır, kişi, mânevi okyanuslarda yüzerek Habîb-i Zîşân’ın ve Zât-ı Kibriyâ’mn aş- kında fânî olur, Hâlik-ı Lemyezel’in ve Rasûl-i Ekrem (sav)’in ahlâkıyla, edebiyle edeplenirdi.

