Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
“Kâbe’de de Böyle Ağrımıştı” Geçen sene Ramazan-ı şerifte teravih namazını Ravza-i Mutahhara’da edâ ederken gönlüm, bir daha ne zaman gelebilirim düşün cesiyle meşguldü. Elhamdülillah, Taha’nın kardeşlerinin hepsini bu güzel beldelere getir meye muvaffak olmuştuk. O’nun da hakkını yerine getirmek için Haziran ayında okulların tatil olacağı mevsimi düşünüyorduk. O beldelerin hasretiyle yamyorduk. Bu halet-i rûhiye içerisinde, “Daha o günlere de çok var Yâ Rabbi!” diye feryad u figân edeceğim bir ânda kendimi zorla tutmuştum. Bizi bu mübarek beldelere götüren şirketin çalışanlarından Abdulkadir Postallı kardeşi mizi ne zaman görsem, “Yolculuk ne vakit?” diye sorar dururdum. Oraların sokaklanna, çarşılarına bile âşık olmuştuk.

